Bizimle iletişime geçin

Fezail Bölümü

Sahabelerden Bazılarının Faziletleri – Hz. Osman (r.a.)

Bu içerik

yayınlandı

Hadis No : 4387
Ravi: Aişe
Tanım: Hz.Ebu Bekr (ra), Resulullah (sav)’ın yanına girmek üzere izin istedi. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam yatağı üzerinde yatmakta idi. Üzerinde benim bürgüm vardı. Resulullah halini bozmadan izin verdi. (Konuştular), meselelerini hallettiler. Hz. Ebu Bekr gitti. Bir müddet sonra Hz. Ömer girmek için izin istedi. Resulullah (sav) aynı halini hiç değiştirmeden ona da izin verdi. Ömer’in ihtiyacını da gördü. Sonra da gitti. Bir müddet sonra Osman izin istedi. Bu sefer (sav) yatağında doğrulup oturdu. Üstünü başını düzeltti. Bana da: “Elbiseni üzerine toplar emretti. Ve ona da girmesi için izin verdi. Onun da ihtiyacını gördü. Osman da gitti. O gidince ben dayanamayıp: “Ey Allah’ın Resulü! Ebu Bekir ve Ömer gelince istifini bozmadığın halde Osman gelince kendine çekidüzen verdin. Sebebi nedir?” diye sordum. Dedi ki: “Osman çok utangaç birisidir. Ben istifimi hiç bozmadan eski halimde iken içeri aldığım takdirde arzusunu açmadan gideceğinden korktum.” [Bir rivayette: “Kendisinden meleklerin haya duydukları bir kimseden ben haya duymayayım mi?” demiştir.]

Kaynak: Müslim, Fezailu’s-Sahabe 36, (4201)


Hadis No : 4388
Ravi: Osman İbnu Abdillah İbnu Mevhib
Tanım: Mısır ehlinden biri geldi, hacc yapmak istiyordu. Oturan bir grup gördü ve: “Bunlar da kim?” dedi. “Kureyşliler” denildi. “Aralarındaki yaşlı zat da kim?” dedi. “Abdullah İbnu Ömer (ra)” denildi. (Abdullah’a yaklaşarak) “Sana bir şey soracağım, bana ondan haber ver. Hz. Osman Uhud günü (savaş meydanından) kaçmış mıydı, biliyor musun?” diye sordu. O da: “Evet!” dedi. “Onun Bedir’de kaybolduğunu ve savaşta hazır bulunmadığını da biliyor musun?” diye sordu. “Evet!” dedi. Adam bu cevap üzerine: “Allahuekber!” deyip döndü. Abdullah İbnu Ömer (ra): “Gel!” dedi, sana açıklayayım: “Uhud’daki firarına gelince: ” şehadet ederim ki, Allah onu affetti, mağfirette bulundu. Nitekim Allah Teala Hazretleri, haklarında şu ayeti indirdi: “Muhakkak ki iki ordunun karşılaştığı günde içinizden geri dönen kimseleri, Resulullah’ın emrine muhalefet gibi hareketleriyle kazandıkları bazı günahlar yüzünden şeytan kaydırmak istedi. Fakat gerçekten Allah onların günahlarını bağışladı…” (Al-i İmran 155).

Bedir’deki kayboluşuna gelince: Onun nikahı altında Resulullah (sav)’ın kerimeleri Rukiyye (ra) vardı ve hasta idi. Aleyhisaalatu vesselam kendisine: “Rukiyye ile kal. Sana Bedr’e katılan bir kimsenin sevabı ve (ganimetten alacağı) pay var” buyurdu. (O da bu istek üzerine kaldı). Bey’atu’r-Rıdvan’daki kayboluşuna gelince: Eğer Batn-ı Mekke’de ondan daha aziz biri olsaydı, (Resulullah), yerine onu gönderecekti. Aleyhissalatu vesselam, Mekke’ye onu gönderdi. Bey’atu’r-Rıdvan, Osman (ra) Mekke’ye gittikten sonra akdedildi. Resulullah (sav), Bey’at akdi sırasında sağ elini sol eli üzerine koyarak: “Bu da Osman yerine!” buyurdular. Resulullah (sav)’ın sol elinin Osman için hayrı, onların sağ elinin, kendileri için olan hayrından fazla idi. Sonra İbnu Ömer (ra), adama: “Haydi şimdi bu (anlattıklarımı) beraberinde götür!” dedi.

Kaynak: Buhari, Fezailu’l-Ashab 7, Humus 14, Megazi 19; Tirmizi, Menakıb, (3709)


Hadis No : 4389
Ravi: Abdurrahman İbnu Semüre
Tanım: Hz. Osman (ra) Resulullah (sav)’a ceyşü’l-Usre’yi (Tebük’e gidecek orduya) teçhiz ettiği sırada bin dinar getirdi ve Resulullah’ın kucağına döktü. Aleyhissalatu vesselam, parayı kucağında (eliyle karıştırıp) altüst etti ve şöyle dedi: “Bugünden sonra Osman’a, (her ne) yapsa zarar vermeyecektir.” ve bu sözü iki sefer tekrar etti.

Kaynak: Tirmizi, Menakıb, (3702)


Hadis No : 4390
Ravi: Abdurrahman İbnu Habbab
Tanım: Resulullah (sav) ceyşül-Usre’yi teçhiz ederken şahid oldum. Osman İbnu Affan (ra) kalktı ve: “Ey Allah’ın Resulü!” dedi, “yüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için (bağış olarak) bendendir!” Resulullah (sav) ordu için bağış, yapmaya tekrar teşvikte bulundu. Osman yine kalkıp: “Ey Allah’ın Resulü! Çuluyla, semeriyle ikiyüz deve Allah rızası için bendendir!” dedi. Sonra Resulullah (sav) ordu için bağışta bulunmaya yine teşvikte bulundu. Osman tekrar kalktı ve: “Ey Allah’ın Resulü!” dedi. “Benden üçyüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için bağışımdır!” Abdurrahman der ki: “Resulullah (sav)’ı minberden inerken gördüm, hem iniyor, hem de: “Bu hayırdan sonra, Osman’ın yapacağı (kötü amel) aleyhine olmaz!” diyordu.

Kaynak: Tirmizi, Menakıb, (3701)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fezail Bölümü

Yeryüzünde Faziletli Yerler

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 4609
Ravi: Amr İbnu Avf
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bu din Hicaz’a çekilecek. Tıpkı yılanın deliğine çekildiği gibi. (Allah’a kasem olsun!) Yaban keçisinin dağın tepesine sığınması gibi, din de Hicaz’a sığınacaktır. Bu din garip olarak başladı, tekrar garipliğe dönecektir. Gariplere ne mutlu. O garipler ki, benden sonra insanların sünnetimden bozdukları şeyi ıslah edecekler.”

Kaynak: Tirmizi, İman 13, (2632)


Hadis No : 4610
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kabalık ve kalp katılığı şarktadır, iman ise Hicaz ahalisi içerisindedir.”

Kaynak: Müslim, İman 92, (53)


Hadis No : 4611
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav)’ı işittim, şöyle diyordu: “Şeytan artık Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet etmelerinden ümidi kesti. Ancak onları aldatacaktır.”

Kaynak: Müslim, Münafıkun 65, (2812)


Hadis No : 4612
Ravi: İbnu Şihab
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ceziretü’l-Arap’ta iki din içtima edemez.” İbnu Şihab devamla der ki: “Hz. Ömer bu meseleyi, kesin bir kanaat ve yakin elde edinceye kadar araştırdı. Gördü ki, Resulullah gerçekten bunu söylemiş. Bunun üzerine Hayber Yahudilerini sürgün etti.”

Kaynak: Muvatta, Cami’ 18, (2, 892, 893)


Hadis No : 4613
Ravi: Ömer
Tanım: Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini işittim: “Arap yarımadasından Hıristiyan ve Yahudileri mutlaka çıkaracağım, orada Müslüman olmayanı bırakmayacağım.” Said İbnu Abdilaziz der ki: “Arap yarımadası, el-Vadi'(l-Kura)dan Yemen’in uzak kısmına, Irak sınırına, denize kadar olan kısımdır.”

Kaynak: Müslim, Cihad 63; Ebu Davud, Harac 28, (3030); Tirmizi, Siyar 43, (1606)


Hadis No : 4614
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Size Yemenliler geldi. Onlar, ince ruhlu ve yufka yürekli insanlardır. İman Yemenlidir, hikmet de Yemenlidir. Küfrün başı şark cihetindedir. Böbürlenme ve kibirlenme deve besleyenlerdedir. Sükunet ve vakar koyun (besleyenler)dedir.”

Kaynak: Buhari, Menakıb 1, Megazi 74, Bed’ü’l-Halk 14; Müslim, İman 84, (52); Tirmizi, Fiten 61, (2244)


Hadis No : 4615
Ravi: İbnu Amr İbni’l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bir hicretten sonra bir hicret daha olacak. Arz ehlinin hayırlılarına Hz. İbrahim’in hicret ettiği yer (Şam) gereklidir. Arzda, ahalisinin şerirleri kalır. Arzları, onları (öbür dünyaya) atar. Allah Teala da onlardan hoşlanmaz. Onları ateş, maymunlar ve hınzırlarla birlikte haşreder.”

Kaynak: Ebu Davud, Cihad 3, (2482)


Hadis No : 4616
Ravi: Zeyd İbnu Sabit
Tanım: Biz bir gün Resulullah (sav)’ın yanında idik. Parçalar üzerinde Kur’an (ayetlerini) tanzim ediyorduk. Aleyhissalatu vesselam: “Şam’a ne mutlu!” buyurdular. Ben: “Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah’ın Resulü?” diye sordum. “Çünkü,” buyurdular. “[Rahman’ın] melekleri onun üzerine kanatlarını geriyorlar!”

Kaynak: Tirmizi, Menakıb, (3949)


Hadis No : 4617
Ravi: İbnu Havale
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bu iş, sizin bir kısım toplu gruplara ayrılmanıza müncer olacak: Şam’da bir grup, Yemen’de bir grup, Irak’da bir grup!” “Öyleyse” dedi, “sana Şam’ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah’ın, arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder. Ancak (oraya gitmekten) imtina ederseniz, size Yemen’inizi tavsiye eder, (oradaki) havuzlarınızdan için derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi.”

Kaynak: Ebu Davud, Cihad 3, (2483)


Hadis No : 4618
Ravi: Ebu’d-Derda
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Guta’daki savaş sırasında Müslümanların sığınağı, Şam şehirlerinin en hayırlısı olan Dımeşk denen şehrin yakınındadır.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim 6, (4298), Sünnet 9, (4639)


Hadis No : 4619
Ravi: Abdurrahman İbnu Süleyman
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Acem krallarından bir kral gelecek, Dımeşk hariç bütün şehirler üzerinde hakimiyet kuracak.”

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 9, (4639)


Hadis No : 4620
Ravi: Meymune
Tanım: Ey Allah’ın Resulü! dedim, “bize Beytul-Makdis hakkında fetva verin!” “Ona gidin, içinde namaz kılın!” buyurdular. -O zaman her tarafta savaş vardı. [Resulullah (sav) bu durumu nazar-ı itibara alarak sözlerini şöyle tamamladılar]: -“Gidip, içinde namaz kılamıyorsanız, hiç olmassa kandillerinde yanacak zeytinyağı gönderin!”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 14


Hadis No : 4621
Ravi: Zübeyr
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Veca (vadisin)in avı ve ağaçları haramdır. Allah için haram kılınmıştır.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 97, (2032)


Hadis No : 4622
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav)’ı işittim. Buyurmuştu ki: “Allah Teala Hazretleri, Mescidu’l-Aşşar’dan, kıyamet günü bir kısım şehidleri ba’s eder (yeniden diriltir) ki, Bedir şehidleriyle sadece onlar kalkar.” [Ebu Davud der ki; “Mescidu’l-Aşşar, Übülle’de (Fırat) nehrinin hemen yanındaki mesciddir.”]

Kaynak: Ebu Davud, Melahim 10, (4308)


Hadis No : 4623
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil cennet nehirlerindendir.”

Kaynak: Müslim, Cennet 26, (2839)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Fezail Bölümü

Sahabelerden Bazılarının Faziletleri – Zübeyr ibnu’l Avvam

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 4401
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Her peygamberin bir havarisi vardır. Benim havarim ise Zübeyr ibnu’l Avvam’dır (ra).”

Kaynak: Buhari, Fezailu Ashab 13, Cihad 40, 41, 135, Megazi 29, Haber-i Vahid 2; Müslim, Fezailu’s-Sahabe 48


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Fezail Bölümü

Sahabelerden Bazılarının Faziletleri – Zeyd ibnu Harise Ve Oğlu

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 4423
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) askeri bir sefere hazırlamış, askerlerin başına da Üsame İbnu Zeyd’i komutan yapmıştı. (Üsame siyahi bir azadlının oğlu olması hasebiyle) onun komutanlığından memnun kalmayan bazı kimseler dedikodu yaptılar. (Söylenen yersiz sözler kulağına ulaşmış olan) Resulullah (sav): “Onun komutanlığı hususunda dedikodu yapan sizler, aynı dedikoduyu daha önce babasının komutanlığı için de yapmıştınız, Allah’a yemin olsun! O komutanlığa layık idi. Ve o, bana, insanların en sevgililerindendi. Bu da, bana ondan sonra insanların en sevgili olanlarındandır” buyurdu.

Kaynak: Buhari, Fezailu’l-Ashab 17, Megazi 42, 87, Eyman 2, Ahkam 33; Müslim, Fezailu’s-Sahabe 63, (2426); Tirmizi, Menakib, (3819)


Hadis No : 4424
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Ömer, Üsame İbnu Zeyd’e (fey’den) üçbinbeşyüz (dirhemlik) pay ayırmıştı. Bana ise üçbin (dirhemlik) pay verdi. “Niye Üsame’yi benden üstün tuttun? Vallahi hiçbir savaşta benden ileri geçmiş değil (yani ben de onun katıldığı her savaşa katıldım) dedim. Bana şu cevabı verdi: “Ey oğulcuğum! Zeyd (ra), Resulullah (sav) nezdinde babandan daha sevgili idi. Üsame (ra) da Resulullah (sav)’a senden daha sevgilidir. Ben Resulullah (sav)’ın sevgisini kendi sevgime tercih ettim.”

Kaynak: Tirmizi, Menakıb, (3815)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Trending

Copyright © 2021 - İslam.net.tr - İslam Arşivi - İslami Site