Bizimle iletişime geçin

Hacc ve Umre Bölümü

Mina’da Hutbe

Bu içerik

yayınlandı

Hadis No : 1547
Ravi: Abdurrahman İbnu Muaz
Tanım: Biz Mina’da iken Resulullah (sav) bize hitab etti. Kulaklarımız öylesine açıldı ki, sanki her ne söylese bulunduğumuz yerden (rahat) işitiyorduk. Bir ara, halka menasikini öğretmeye başladı. Böylece taşlama yerine kadar geldi. (Konuşurken) şehadet ve orta parmağını (kulaklarına) koymuştu. (Atılacak taşların nohut büyüklüğündeki) fırlatma taşı olduğunu söyledi. Muhacirlerde emrederek Mescidin ön kısmında konaklamalarını, Ensar’a da Mescid’in arka kısmında konaklamalarını söyledi.” Ravi der ki: “İşte bundan sonradır ki herkes (bineklerinden inip) yerleşti.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 70, (1951); Nesai, Hacc 189, (5, 249)


Hadis No : 1548
Ravi: Rafi’ İbnu Amr el-Müzeni
Tanım: Resulullah (sav)’ı Mina’da halka hitab ederken gördüm. Vakit kaba kuşlukta ve efendimiz, boz bir dişi katırın üzerindeydi. Hz. Ali (ra) de, Resulullah (sav)’ın sözlerini rahat işitebileceği bir mesafede durup, eksiltip artırmadan halka tekrar ediyordu. Halkın kimisi ayakta idi, kimisi de oturuyordu.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 73, (1956)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hacc ve Umre Bölümü

İhramdan Çıkma Vakti

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 1452
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: (Babam) Hz. Ömer (ra) buyurdu ki: “Kim cemretu’l-Akabe’ye taşını atar, sonra traş olur veya kısaltır ve de -yanında olduğu takdirde- kurbanını keserse, kendisine ihramlı iken haram olanlardan -kadına temas ve koku hariç- hepsi helal olur. Bunların haramlığı Beytullah’a yapacağı ifaza tavafına kadar devam eder. İfaza yapınca onlar da helal olur.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 221, (1, 410)


Hadis No : 1453
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Bir kimse cemretü’l-Akabe’ye taşını attı mı kendisine -kadın dışında- haram olan her şey helal olur.” Onun bu sözü üzerine: “Ya koku? (o da mı helal olur?)” diye soruldu. Dedi ki: “Gerçekten ben Resulullah (sav)’ı misk sürünürken gördüm. Yoksa o koku değil miydi?”

Kaynak: Nesai, Hacc, 231, (5, 277); İbnu Mace, Menasik 70, (3041)


Hadis No : 1454
Ravi: Ümmü Seleme
Tanım: (Veda haccında) yevm-i nahnn gecesinde Resulullah (sav)’la beraber olma nöbeti bende idi. O akşam, Vehb İbnu Zem’a ve beraberinde Ebu Ümeyye ailesinden bir adam olduğu halde, kamislerini giymiş olarak yanımıza geldiler. Resulullah (sav), Vehb (ra)’e: “Sen ifaza tavafını yaptın mı Ey Ebu Abdillah?” diye sordu. Vehb: “Hayır! Vallahi ey Allah’ın Resulü, yapmadım!” deyince, Resulullah (sav): “Öyleyse şu kamisi çıkar!” dedi. Vehb, onu başından çıkardı. Arkadaşı da kamisini basından çıkardı. Sonra Vehb sordu: “Niçin (çıkarıyoruz) Ey Allah’ın Resulü?” “Çünkü bugün, cemreye taş attığınız takdirde ihramdan çıkmanıza, yani size haram edilen her şeyin -kadın hariç- helal olmasına ruhsat tanındı. Eğer siz, Beytullah’ı tavaf etmeden akşama girerseniz, cemretü’l-Akabe’ye taş atmazdan önceki gibi haram olursunuz, bu hal Beytullah’ı tavaf edinceye kadar devam eder” diye cevap verdi.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 83, (1999)


Hadis No : 1455
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Beytullah’ı hacc maksadıyla olsun, başka maksadla olsun, her kim tavaf ederse tahallül etmiş (ihram yasaklarından çıkmış) olur.” (İbnu Abbas’ın bu sözünü nakleden) Ata’ya: “Bunu neye dayanarak söylüyor?” diye soruldu. Şu cevabı verdi: “Cenab-ı Hakk’ın şu sözüne dayanarak: “Sonra varacakları yer Beyt-i Atik’a müntehidir” (Hacc 33). Kendisine şu cevap verildi: “Ama bu, Arafat’ta vakfeye durulduktan sonra olacaktır.” Ata bu cevap üzerine açıkladı: “İbnu Abbas (ra) bunun Arafat vakfesinden önce ve sonra olacağını söylerdi. Bu hükmü, Hz. Peygamber (sav)’in Veda haccı sırasında Ashab’a verdiği ihramdan çıkma emrinden istinbat ediyordu.”

Kaynak: Buhari, Megazi 77; Müslim, Hacc 206-208, (1244, 1245)


Hadis No : 1456
Ravi: Hafsa
Tanım: Resulullah (sav) zevcelerine, Veda haccı senesinde ihramdan çıkmalarını emretti. Ben: “Siz niye ihramdan çıkmıyorsunuz?” diye sordum. “Ben başımı telbid ettim, kurbanlığımı hazırladım, kurbanlığımı kesmeden ihramdan çıkamam” diye cevap verdi.

Kaynak: Buhari, Hacc 34, 107, 126, Megazi 77, Libas 89; Müslim,Hacc 186, (1229); Muvatta, Hacc 180 (1, 394); Ebu Davud, Menasik 24, (1806); Nesai, Hacc 40, (5, 136) 67, (5, 172); İbnu Mace, Menasik 72, (3046)


Hadis No : 1457
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) (Veda haccında) umre için ihrama girdi. Ashabı ise (ra) hacc için ihrama girdi. (Mekke’ye varınca) ne Resulullah (sav) ne de beraberinde kurbanlıkları olanlar ihramdan çıkmadılar. Geri kalanlar ihramdan çıktılar.”

Kaynak: Müslim, Hacc 196, (1239)


Hadis No : 1458
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) dedi ki: “İhramlı kadın, ihramdan çıkınca, saç örgülerinin ucundan bir miktar kesmedikçe taranmaz. Şayet kurbanlığı varsa, kurbanı kesilinceye kadar saçından hiçbir şey kesemez.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 163, (1, 387)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Hacc ve Umre Bölümü

İhramdan Çıkma (Tahallül)

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 1449
Ravi: Abdullah İbnu Amr İbni’l-As
Tanım: Resulullah (sav) Veda haccında Mina’da, halkın meselelerini kendisine sorması için durmuştu. Bir adam gelip: “(Ben kurbanın traştan önce olacağını) bilemedim ve kurbandan önce traş oldum?” dedi. Resulullah (sav): “(Şimdi de kurbanını) kes, burada bir beis yok” cevabını verdi. Bir başkası daha gelip: “(Taşı kurbandan önce atmak gerektiğini) bilemedim ve taşlamayı yapmadan kurban kestim” dedi. Buna da: “Şimdi taşını at, bunda bir mahzur yok!” diye cevap verdi. O gün Resulullah (sav)’a “Şunu önce, yaptık”; “Bunu sonra yaptık” şeklinde takdim te’hirle ilgili her ne soruldu ise hepsine: “Yap, bunda bir mahzur yoktur!” diye cevap verdi.

Kaynak: Buhari, Hacc 131, İlm 23, 46, Eyman 15; Müslim, Hacc 327, (1306); Muvatta, Hacc 242, (1, 421); Tirmizi, Hacc 76, (916); Ebu Davud, Menasik 80, (2014); İbnu Mace, Menasik 74, (3051)


Hadis No : 1450
Ravi: Üsame İbnu Şerik
Tanım: Resulullah (sav)’la birlikte ben de hacca çıktım. Halk kendisine müracaat ediyordu. Gelenlerden bazısı: “Ey Allah’n Resulü, tavaftan önce sa’y yaptım, bazı şeyleri vaktinden sonraya bıraktım veya vaktinden önce aldım (ne buyurursunuz, hükmü nedir?)” şeklinde soruyordu. Resulullah (sav) da: “Bunda bir günah yok. Ancak bir kimse bir Müslümanın ırzını makaslarsa (gıybetini ederse) o zalimdir, işte günah işleyen ve kendini helake atan odur.” buyurdu.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 88, (2015)


Hadis No : 1451
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra), ifaza tavafını yapmış, fakat cehaletle henüz traş olmamış, kısaltma da yaptırmamış bir adama rastladı. Adama, dönüp traş olmasını veya saçını kısaltmasını, sonra da Beytullah’a yeniden ifaza tavafında bulunmasını emretti.

Kaynak: Muvatta, Hacc 189, (1, 397)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Hacc ve Umre Bölümü

İhram ve Haramları

Bu içerik

yayınlandı

Yayınlayan

Hadis No : 1188
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav)’a muhrimin giyeceği şeylerden sorulmuşta şu cevabı verdi: “Muhrim ne kamis (gömlek), ne sarık, ne bürnus, ne şalvar, ne de vers veya zaferan bulaşmış bir giysi taşımaz. Ayağında da mest (ve benzeri ayakkabı) yoktur. Ancak nalın bulamazsa, mestlerin topuktan aşağı kısmını kesmelidir.” Buhari’de şu ziyade var: “İhramlı kadın yüzünü örtmez, eldiven de giymez.”

Kaynak: Buhari, Hacc 21, Cezau’s-Sayd 13, 15, İlm 53, Salat 9; Müslim, Hacc 1, (1177); Muvatta, Hacc 8, (1, 324-328); Tirmizi, Hacc 18, (833); Ebu Davud, Menasik 32, (1824, 1825, 1826); Nesai, Hacc 28, (5, 129)


Hadis No : 1189
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Rivayete göre demiştir ki: “Resulullah (sav) kadınları ihrama girdikleri vakit eldiven kullanmaktan, yüzlerini örtmekten ve vers ve za’feran değmiş elbise giymekten yasakladı ve: “Bunlardan gayrı, hoşuna giden elbise çeşitlerinden safranla boyanmış veya ipekli veya zinet veya şalvar veya kamis veya mest giysin” dedi.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 32, (1827)


Hadis No : 1190
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) ihramlı iken mest giymede kadınlara ruhsat tanıdı.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 33, (1831)


Hadis No : 1191
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) hazretleri buyurdular ki: “Kim izar bulamazsa şalvar giysin, kim de nalın bulamazsa mest giysin.”

Kaynak: Buhari, Libas 14, 37, Hacc 132, Cezau’s-Sayd 15, 16; Müslim, Hacc 4, (1178); Tirmizi, Hacc 19, (834)


Hadis No : 1192
Ravi: Nafi’
Tanım: Nafi’nin anlattığına göre, Eslem Mevla Ömer’in, İbnu Ömer (ra)’e şöyle söylediğini işitmiştir: “Ömer (ra), Hz. Talha (ra)’nın üzerinde, ihramlı iken boyalı bir giysi görmüştü. “(Ey Talha) bu boyalı giysi de ne?” diye sordu. (Talha cevaben): “Ey mü’minlerin emiri, bu kızıl toprakla boyanmıştır!” dedi. Ömer (ra): “Ey azizler, sizler halkın imamlarısınız, halk sizlere uymaktadır. Eğer cahil biri bu elbiseyi görse: “Talha İbnu Ubeydillah, ihramda boyalı elbise giymiş” diyecek. Ey azizler, bu boyalı elbiselerden hiçbirini giymeyin!” dedi”

Kaynak: Muvatta, Hac 10, (1, 326)


Hadis No : 1193
Ravi: Urve
Tanım: Esma Bintu Ebi Bekr (ra), ihramlı olduğu halde, sarı renkli giysiler giyerdi. Ancak bunlarda za’feran olmazdı.

Kaynak: Muvatta, Hacc 11, (1, 326)


Hadis No : 1194
Ravi: Ya’la İbnu Umeyye
Tanım: Resulullah (sav) Ciirrane’de iken umre için ihrama girmiş bir adam geldi. Adamın sakal ve saçları sarıya boyanmış, sırtında da za’feran lekeleri bulunan bir cübbe vardı. “Ey Allah’ın Resulü,” dedi, “şu gördüğün vaziyette, umre için ihrama girdim!” Resulullah (sav): “Şu cübbeyi çıkar, sarı boyayı da yıka!” diye emretti. (Bu metin, Sahiheyn’deki metindir. Ebu Davud’un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: “Umrede iken, hacda yaptığını yap”)

Kaynak: Buhari, Umre 10, Cezau’s-Sayd 16, 17, Megazi, 56, Fedailu’l Kur’an 2; Müslim, Hacc 6, (1180); Muvatta, Hacc 18, (1, 328-329); Tirmizi, Hacc 20, (835, 836); Ebu Davud, Menasik 31, (1819-1822); Nesai, Hacc 43, (5, 142-143)


Hadis No : 1195
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: İbnu Ömer (ra)’in ihramlının mıntıka takmasını mekruh addettiği rivayet edilmiştir.

Kaynak: Muvatta, Hacc 12, (1, 326)


Hadis No : 1196
Ravi: Kasım İbnu Muhammed
Tanım: Bana, el-Ferafisa İbnu Umeyr el-Hanefi haber verdi ki, O, Hz.Osman (ra)’ı, ihramlı iken yüzünü örter görmüş.

Kaynak: Muvatta, Hacc 13, (1, 327)


Hadis No : 1197
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) demiştir ki: “Başın çeneden yukarısını ihramlı kimse örtemez.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 13, (1, 327)


Hadis No : 1198
Ravi: Aişe
Tanım: Biz (kadınlar) ihramlı olarak Resulullah (sav)’la beraber iken, binekliler bize uğrardı. Onlar tam hizamıza gelince, herbirimiz cilbabını başından yüzünün üzerine sarkıtıverirdi. Bizi geçtiler mi tekrar kaldırırdık.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 34, (1833)


Hadis No : 1199
Ravi: Fatıma Bintu’l’Mümir
Tanım: Biz, bir kısım kadınlar, ihramlı iken, yanımızda Esma Bintu Ebi Bekr (ra) olduğu halde, yüzlerimizi sıkıca örtüyorduk.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 16, (1, 328)


Hadis No : 1200
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav)’a, ihrama gir(ece)ği zaman (ihramı için), keza ihramdan çıktığı zaman da Kabe’yi tavaftan önce hıll’i için, içinde misk bulunan sürünme maddesini şu iki elimle sürdüm.”

Kaynak: Buhari, Hacc 18, 143, Libas 73, 89, 91; Müslim, Hacc 31, 33, (1189); Muvatta, Hacc 17, (1, 328); Tirmizi, Hacc 77, (917); Ebu Davud, Menasik 11, (1745, 1746); Nesai, Hacc, 41, (5, 136-141)


Hadis No : 1201
Ravi:
Tanım: Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “Önce koku sürünüp sonra ihrama giren kimse hakkında soruldu. Şu cevabı verdi: “Ben (tib sürünerek) ihrama girip koku neşretmeyi sevmem. Katrana bulanmam bunu yapmaktan daha iyidir.” Hz. Aişe (ra)’ye, İbnu Ömer’in, bu sözü haber verilince: “Ben, Resulullah (sav)’a ihrama (gireceği) sırada tib sürdüm. Bu halde hanımlarına uğradı. Sonra da ihrama girdi, koku neşrediyordu” dedi.

Kaynak: Buhari, Gusl 14; Müslim, Hacc 47, (1192); Nesai, Hacc 42, (5, 139), Gusl 13, (1, 203)


Hadis No : 1202
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav), ihrama girmeyi arzu ettiği zaman bulabildiği en güzel yağla yağlanırdı. Öyle ki, yağın parlaklığını başında ve sakalında görürdüm.

Kaynak: Nesai, Hacc 42, (5, 139-140)


Hadis No : 1203
Ravi: Aişe
Tanım: Ben, Resulullah (sav)’a, ihrama gireceği zaman ihramı için, şeytan taşlamasını yaptıktan sonra ve Beytullah’a yapacağı tavaf (-ı ziyaretten önce ihramdan çıkınca da hıil’i (ihramsız hali) için tib’ini sürdüm.”

Kaynak: Nesai, Hacc 41, (5, 137)


Hadis No : 1204
Ravi: Aişe
Tanım: Bir diğer rivayette şöyle denir: “Resulullah’ın tib’i (sürdüğü koku) sizin şu tib’inize benzemez.” Yani (sizin kullandığınız tib), uzun müddet koku neşretmeye devam etmez, demektir.

Kaynak: Nesai, Hacc 41, (5, 137)


Hadis No : 1205
Ravi: Aişe
Tanım: Biz Resulullah (sav) ile (hacc ve umre için ihrama girip) Mekke’ye giderdik. İhram sırasında alınlarımıza sükk denen bir tib sürerdik. Birimiz terleyecek olsa, yüzüne akardı. Resulullah (sav) bunu gördüğü halde (bize) onu(n sürülmesini) yasaklamazdı.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 32, (1830)


Hadis No : 1206
Ravi: Salt İbnu Zübeyd
Tanım: Salt İbnu Zübeyd (ra), ailesinin bazı fertlerinden naklen şunu rivayet etmiştir: “Hz. Ömer (ra) Şecere nam mevkide iken, bir tib kokusu hissetti. “Bu koku kimden geliyor?” diye sordu: Kesir İbnu’s-Salt: “Bendendir, (saçımın dağılmaması için) süründüm ve tıraş olmamaya karar verdim” dedi. Hz. Ömer (ra): “Su birikintilerinden birine git, başını koku gidinceye kadar ovuştur!” diye emretti. Kesir İbnu’s-Salt öyle yaptı.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 20, (1, 329)


Hadis No : 1207
Ravi: Eşlem Mevla Ömer
Tanım: Ömer (ra), bir tib kokusu hissetmişti. “Bu koku kimden?” diye sordu. Muaviye İbnu Ebi Süfyan (ra): “Ey mü’minlerin emiri! Bendendir!” diye cevap verdi. (Hz. Ömer kızgın bir eda ile): “Allah Allah! Senden mi?” diye çıkıştı. Hz. Muaviye: “Bana Ümmü Habibe sürdü, ey mü’minlerin emiri!” (diye özür) beyan etti. Hz. Ömer: “Allah aşkına geri dön ve şu sürdüğün şeyi yıka!” diye emretti.

Kaynak: Muvatta, Hacc 19


Hadis No : 1208
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: İhramlı iken Cuhfe’de ölmüş olan oğlu Vakid’i kefenlemiş, bu arada başını ve yüzünü örttükten sonra şöyle demiştir: “Eğer ihramlı olmasaydık, cenazeye tib de sürerdik.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 14, (1, 327)


Hadis No : 1209
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) ihram giyerek Mekke’ye müteveccihen yola çıktığı zaman, güzel kokusu olmayan bir yağ ile yağlanırdı. Sonra Zülhuleyfe mescidine gelir, orada (ihram için iki rek’at) namaz kılar, sonra hayvanına binerdi. Devesi (ayağa kalkıp) onu doğrultunca telbiyeye başlar ve şöyle derdi: “Ben Resulullah’ın böyle yaptığını gördüm.”

Kaynak: Buhari, Hacc 28; Muvatta, Hacc 32, (1, 333)


Hadis No : 1210
Ravi:
Tanım: (İbnu Ömer) reyhanlanmamış bir yağla yağlanırdı. Yani kokulandırılmamış.

Kaynak: Tirmizi, Hacc 114, (962); İbnu Mace, Menasik 88, (3083)


Hadis No : 1211
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: İhramlı reyhan koklayabilir, aynaya bakabilir. Yediği zeytinyağı ve tereyağı ile tedavi olabilir.

Kaynak: Buhari, Hacc 18, (Bab başlığında, senetsiz olarak kaydetmiştir)


Hadis No : 1212
Ravi: Abdullah İbnu Huneyn
Tanım: İbnu Abbas ile Misver İbnu Mahreme (ra) Ebva’da ihtilaf ettiler, İbnu Abbas: “Mührim başını yıkar” dedi. Misver ise: “Hayır, yıkayamaz!” dedi. İbnu Abbas, beni Ebu Eyyub el-Ensari (ra)’ye gönderdi. Ben onu iki direk arasına gerilmiş bir perde gerisinde yıkanıyor buldum. Kendisine selam verdim. “Kim o?” dedi. “Abdullah İbnu Huneyn’im. Beni, size İbnu Abbas gönderdi. Sizden, ihramlı iken Resulullah (sav)’ın başını nasıl yıkadığını soruyor” dedim. Bunun üzerine Ebu Eyyüb (ra) elini perde (ipinin) üzerine koyup aşağı doğru bastı ve başı göründü. Üzerine su döken birisine: “Dök!” dedi. O da döktü. Ebu Eyyub (ra) başını elleriyle ileri geri ovalayıp: “Resulullah (sav)’ı böyle yapar gördüm” dedi.” (Muvatta dışındaki rivayetlerde şu ziyade mevcuttur: “Misver, İbnu Abbas’a şunu söyledi: “Seninle bir daha münakaşa etmeyeceğim (ne dersen kabulüm).”)

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 14; Müslim, Hacc 91, (1205); Muvatta, Hacc 4, (1, 323); Ebu Davud, Menasik 38, (1840); Nesai, Hacc 27, (5, 128-129); İbnu Mace, Menasik 22, (2934)


Hadis No : 1213
Ravi: Harice İbnu Zeyd
Tanım: Harice İbnu Zeyd, babası Zeyd (ra)’den naklediyor: “Resulullah (sav) ihrama girmek için soyundu ve yıkandı.”

Kaynak: Tirmizi, Hacc 16, (830)


Hadis No : 1214
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) ihrama girmezden önce ihram için, Mekke’ye girmek için, Arafat’ta vakfe için yıkanırdı. (Bir rivayette şu ziyade vardır: “İhrama girdi mi, başını sadece ihtilam olduğu zaman yıkardı.”)

Kaynak: Muvatta, Hacc 3, (1, 322); Buhari, Hacc 38


Hadis No : 1215
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) yıkandığı su ile saçlarını (dağıtmayacak şekilde) tarayıp nizama soktu.

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 12, (1747, 1748); Nesai, Hacc 40, (5, 136); Buhari, Hacc 19; Müslim, 21, (1184); İbnu Mace, Menasik 72. (3047)


Hadis No : 1216
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: İhramlı kimse hamama girer.

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 14 (Tercüme bab başlığı olarak, senedsiz şekilde) kaydedilmiştir.


Hadis No : 1217
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) ihramlı iken hacamat oldu (kan aldırdı). (Bu metin Sahiheyn’in metnidir.) Buhari merhumun bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav)] oruçlu iken hacamat oldu” denir. Yine Buhari’nin bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav) ihramlı iken çektiği ağrı sebebiyle başından hacamat oldu” denir. Bir diğer rivayette: “Şakika denen (başının ön kısmındaki) bir ağrı sebebiye, Lahyu Cemel adında Mekke yolu üzerindeki bir su başında, başının ortasından hacamat oldu” denir.

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 11, Tıbb 12, 15; Müslim, Hacc 88, (1203); Ebu Davud, Menasik 36, (1835-1836); Tirmizi, Hacc 22, (839); Nesai, Hacc 92, (5, 193); İbnu Mace, Menasik 87, (3081)


Hadis No : 1218
Ravi: Enes
Tanım: Resulullah (sav) ihramlı iken ayağının sırtından çektiği bir ağrı sebebiyle hacamat oldu. (Nesai’nin rivayetinde “…Maruz kaldığı incinme sebebiyle (ayağının sırtımdan hacamat oldu)” denmiştir.)

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 36, (1837); Nesai, Hacc 94, (5, 194)


Hadis No : 1219
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 75, (1, 350)


Hadis No : 1220
Ravi: Nübeyh İbnu Vehb
Tanım: Ömer İbnu Ubeydillah İbni Ma’mer, ihramlı iken gözünden hastalandı. Bunun üzerine gözlerine sürme çekmek istedi. Ancak Eban İbnu Osman onu bundan men etti ve gözlerine sabır basmasını tavsiye etti. İllaveten: Hz. Osman (ra)’ın Resulullah’ın böyle yaptığını rivayet ettiğini söyledik. (Ebu Davud’un rivayetinde şu ziyade var: “Eban hacc emiri idi.”)

Kaynak: Müslim, Hacc 89, (1204); Ebu Davud, Menasik 37, (1838); Tirmizi, Hacc 106, (962); Nesai, Hacc 45, (5, 143)


Hadis No : 1221
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Rivayet edilmiştir ki, ihramlı iken, gözüne gelen bir rahatsızlık sebebiyle aynaya bakmıştır.

Kaynak: Muvatta, Hacc 93, (1, 358)


Hadis No : 1222
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (a.s) Meymune validemizle (ra) ihramlı iken tezevvüc buyurdular. (Buhari’nin bir rivayetinde şu ziyade var: “Umretü’l-kaza sırasında, ihramsız olarak Meymune ile gerdek yaptı. Meymune Serefte vefat etti.” Ebu Davud der ki: İbnu Müseyyeb demiştir ki: “İhramlı iken Resulullah’ın Meymune ile evlenmesi meselesinde İbnu Abbas (ra) vehme düşmüştür.” Nesai’ye ait bir başka rivayette: “İhramlı iken Resulullah (sav) evlendi” denir. Meymune ile evlendiği zikredilmez.)

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 12, Meğazi 43, Nikah 30; Müslim, Nikah 46, (1410); Ebu Davud, Menasik 39, (1844, 1845); Tirmizi, Hacc 24, (842); Nesai, Hacc 90, (1, 191, 192)


Hadis No : 1223
Ravi: Ebu Rafi’
Tanım: Resulullah (sav) ihramsız iken Meymune (ra) ile evlendi. İhramsız olduğu halde onunla gerdek yaptı. İkisinin evlenmesinde aralarında ben elçilik yapmıştım.

Kaynak: Tirmizi, Hacc 23, (841)


Hadis No : 1224
Ravi: Meymune
Tanım: Her ikimiz de Seref’te ihramsız iken, Resulullah (sav) benimle evlendi. (Bu metin Ebu Davud’daki dir. Müslim’de şöyle denmiştir: “Kendisi ihramsız olduğu halde O’nunla Meymune evlendi.Rai -ki Yezi İnu’l-Esamm’dır- der ki: “Meymune hem benim teyzemdi, hem de İbnu Abbas’ın teyzesi idi.” Tirmizi’de şu ziyade vardır: “Meymune (ra) ile gerdek yaptığında ihramsız idi. Meymune Seref’te öldü. Onu, Resulullahın kendisiyle gerdek yaptığı çadırda defnettik.)

Kaynak: Müslim, Nikah 48, (1411); Ebu Davud, Menasik 39, (1843); Tirmizi, Hacc 24, (845)


Hadis No : 1225
Ravi: Süleyman İbnu Yesar
Tanım: Resulullah (sav), azadlısı Ebu Rafi’yi Ensar’dan bir başkasıyla birlikte (Meymune’ye) gönderdi. Onlar, Resulullah (sav)’ı Meymune bintu’l-Haris (ra) ile evlendirdiler. (O vakit) Resulullah (sav) henüz Medine’de idi (ve umretu’l-kaza için yola) çıkmamıştı.

Kaynak: Muvatta, Hacc 69, (1, 348)


Hadis No : 1226
Ravi: Osman
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “İhramlı ne evlenir, ne evlendirir, ne de dünür gönderir.”

Kaynak: Müslim, Nikah 41, (1409); Muvatta, Hacc 70, (1, 348, 349); Ebu Davud, Menasik 37, (1841); Tirmizi, Hacc 23, (840); Nesai, Hacc 91, (5, 192)


Hadis No : 1227
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra) şöyle hükmetmiştir: “İhramlı evlenmez, evlendirmez, ne kendisi için kız ister, ne de başkası için.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 72. (1, 349)


Hadis No : 1228
Ravi: Ebu Gatafan el-Mürri
Tanım: Ebu Gatafan el-Mürri’nin anlattığına göre, babası Tarif, ihramlı iken bir kadınla evlenmiş ise de Hz. Ömer (ra) bu nikahı reddetmiştir.

Kaynak: Muvatta, Hacc 71, (1, 349)


Hadis No : 1229
Ravi: Ebu Katade
Tanım: Hudeybiye Sulhu yapıldığı sene, bir gün Resulullah (sav)’ın ashabından bir grupla birlikte, Mekke yolu üzerinde bir yerde oturuyordum. Resulullah (sav), bizden ileride (konaklamış) idi. Ben hariç herkes ihramlıydı. Halk vahşi bir eşek gördü, ben o sırada meşguldüm, ayakkabımı tamir ediyordum. Gördüklerinden beni haberdar etmediler, onu kendiliğimden görmüş olmamı istiyorlardı. Bir ara aralarında bir gülüşme oldu. Birden etrafıma bakındım (ve bu esnada) hayvanı gördüm. Hemen (Cerade adındaki) atıma gidip eğerledim ve bindim. (Acelemden) kamçıyı ve mızrağı unutmuştum. “Kamçı ve mızrağımı bana verin!” diye seslendim. “Hayır, dediler, vallahi bu işte sana yardımcı olmak istemeyiz.” Öfkelendim. İnip onları aldım. Tekrar binip, eşeğe doğru hızla gittim, (yetişip) avladım. Beraberimde getirdim, ölmüştü. Arkadaşlarım etinden yediler. Ancak sonradan ihramlı iken yeyip yememe hususunda şekke düşüp (yediklerine pişman oldular). Yürüdük, ben bir parça ayırdım. Resulullah’a kavuşunca, bu meseleyi sorduk. “Beraberinizde birşeyler kaldı mı?” dedi. Ben: “Evet!” diyerek parçayı uzattım, ihramlı olduğu halde, ondan yedi. Ve: “Bu bir taamdır. Onunla Allah size ikramda bulunmuştur.”dedi.” (Bunlarda gelen bir ziyade şöyledir: “(Resulullah:) “O helaldir, yiyin (dedi).” Bir diğer rivayette: “Resulullah (sav) onlara şunu söyledi: “Sizden biri (hayvanı yakalamak üzere) saldırmasını emretmedi, veya ona hayvanı göstermedi mi?” Onlar: “Hayır!” diye cevap verince, (Resulullah:) “Öyleyse yiyin!” buyurdu.” Bir diğer rivayette: “(Resulullah): İşaret ettiniz veya yardım ettiniz veya saldırmasını sağladınız mı? (diye sordu).”)

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 2, 3, 4, 5, Hibe 3, Cihad 46, 88, Megazi 35, Et’ime 19, Zebaih 10, 11; Müslim, Hacc 56, (1196); Muvatta, Hacc 76, (1, 350); Tirmizi, Hacc 25, (847); Ebu Davud, Menasik 41, (1852); Nesai, Hacc 78, (5, 182); İbnu Mace, Menasik 93, (3093)


Hadis No : 1230
Ravi: Sab İbnu Cessame
Tanım: Sab İbnu Cessame (ra)’nin anlattığına göre, kendisi, Resulullah (sav)’a, Ebva veya Vehdan’da (canlı) bir yaban eşeği hediye etmiştir. Ancak Resulullah bunu kendisine iade etmiş, Sa’b’ın üzüldüğünü yüzünden anlayınca: “Bunu sana iade edişimizin sebebi ihramlı oluşumuzdur” demiştir.

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 6, Hibe 5, 17; Müslim, Hacc 50, (1193); Muvatta, Hacc 83, (1, 353); Tirmizi, Hacc 26, (849); Nesai, Hacc 79, (5, 183-185); İbnu Mace, Menasik 92, (3090)


Hadis No : 1231
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Sa’b İbnu Cessame (ra), Resulullah (sav)’a, ihramlı iken, Kudeyd’de ucundan kan damlayan bir vahşi eşek budu hediye etti. Resulullah, bu hediyeyi Sa’b’a iade etti (kabul etmedi).

Kaynak: Nesai, Hacc 79, (5, 183-185)


Hadis No : 1232
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Siz ihramlı iken, bizzat avlamamış iseniz veya (sizin arzunuzla) sizin için avlanmamış ise kara av hayvanları(nın eti) size helaldir.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 41, (1851); Tirmizi, Hacc 25, (846); Nesai, Hacc 81, (5, 187)


Hadis No : 1233
Ravi: Abdurrahman İbnu Osman
Tanım: Biz ihramlı iken Talha ile beraberdik. Bize bir kuş hediye edildi. Bu sırada Talha yatıyordu. Kuş etinden bazılarımız yedi, bazılarımız çekinip yemedi. Talha uyanınca yiyenleri te’yid etti ve: “Biz Resulullah (sav) ile birlikte onu yedik” dedi.

Kaynak: Müslim, Hacc 65, (1197); Nesai, Hacc 78, (5, l82)


Hadis No : 1234
Ravi: Abdullah İbnu Amir İbni Rebia
Tanım: Hz. Osman (ra)’a Arc’ta iken bir av eti getirildi. Arkadaşlarına: “Yiyiniz!” dedi. Onlar: “Sen yemiyor musun?” diye sordular. “Ben,” dedi, “sizin durumunuzda değilim, bu hayvan benim için avlandı.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 84, (1, 354)


Hadis No : 1235
Ravi: Urve
Tanım: Hz. Aişe (ra)’e: “Bir av hayvanı benim için avlanmamışsa bu bana helal mi, haram mı?” diye sormuştum, şu cevabı verdi: “Ey kızkardeşimin oğlu, o (ihram müddeti) on gündür. İçinde bir seğrime (rahatsızlık, şüphe) hissedersen bırakıver (yeme).”

Kaynak: Muvatta, Hacc 85, (1, 354)


Hadis No : 1236
Ravi: Zeyd İbnu Ka’b
Tanım: el’Behzi (ra) -ki ismi Zeyd İbnu Ka’b’dır- anlatıyor: “Resulullah (sav) Mekke ye gitmek düşüncesiyle ihramlı olarak (Medine’den) çıktı. Ravha nam mevkiye varınca orada kesilmiş bir vahşi eşekle karşılaştılar. Resulullah (sav)’e bundan bahsedildi: “Bırakın onu, dedi, sahibi hemen gelebilir!” Derken hayvanın sahibi Behzi geldi ve Resulullah (sav)’ı bularak: “Ey Allah’ın Resulü, bu eşeği (size bıraktım) dilediğiniz gibi tasarruf edin!” dedi. Resulullah derhal Hz. Ebu Bekir’e emrederek, “yol arkadaşları arasında taksim etmesini” söyledi. Sonra yola devam edip İsaye nam yere geldi. Burası Ruveyse ile Arc arasında bir yer idi. Sıcak bir gölgede kıvnlıp uyumakta olan bir ceylan vardı. -Ravi der ki- “Resulullah (sav) bir şahsa, herkes geçinceye kadar orada bekleyip kimseye hayvanı rahatsız ettirmemesini emretti.

Kaynak: Muvatta, Hacc 79, 1, (351); Nesai, Hacc 78, (5, 182,183), Sayd 32, (7, 205)


Hadis No : 1237
Ravi: Urve
Tanım: Zübeyr (ra) ihramlı olduğu halde (yemek üzere yanına) güneşte kurutulmuş ceylan eti dizisini azık olarak alıyordu.

Kaynak: Muvatta, Hacc 77, (1, 350)


Hadis No : 1238
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Biz, hacc veya umre için Hz. Peygamber (sav)’le birlikte yola çıkmıştık. Yol esnasında bir çekirge sürüsüne rastladık. Kamçı ve yaylarımızla vurmaya başladık. Resulullah (sav): “Bunu yeyin, zira o deniz avından (sayılır)” dedi.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 42, (1853); Tirmizi, Hacc 27, (850), 3


Hadis No : 1239
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Ka’bu’l-Ahbar demiştir ki: “Çekirge deniz avı(ndan sayılmış)dır.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 42, (1853); Muvatta, Hacc 82, (1, 352)


Hadis No : 1240
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Muvatta’da şu ziyade var: Hz. Ömer (ra) Ka’b’a sordu: “Nereden biliyorsun (ki çekirge deniz avıdır)?” Ka’b şu cevabı verdi: “Ey mü’minlerin emiri, nefsimi yed-i kudretinde tutan Zat-ı Zülcelal’e yemin ederim, bu (bir nevi) balık hapşırmasıdır, her yıl iki sefer hapşırır.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 82, (1, 352)


Hadis No : 1241
Ravi: Aişe
Tanım: Esma Bintu Umeys, Muhammed İbnu Ebi Bekir’in doğumu sebebiyle Şecere nam mevkide nifas olmuştu. Resulullah (sav), Hz.Ebu Bekir (ra)’i görüp, kadına yıkanıp ihrama girmesini emretmesini söyledi.

Kaynak: Müslim, Hacc 109, (1209); Ebu Davud, Menasik 35, (1834); İbnu Mace, Menasik 12, (2911)


Hadis No : 1242
Ravi: Esma Bintu Ümeys
Tanım: Muhammed’i Beyda’da doğurduğunu söylemiş, önceki hadisteki durumu aynen zikretmiştir. (Muvatta’nın bir başka rivayetinde şöyle denir: “(Esma..) Zülhuleyfe’de Muhammed’i doğurdu). Ebu Bekir (ra) ona yıkanmasını sonra da ihrama girmesini emretti.” Nesai, bir başka rivayette şu ziyadeyi ilave eder: “…sonra hacc için ihrama girmesini, Ka’be’yi tavaf hariç, herkesin yaptıklarını aynen yapmasını (emretti).” Yine Nesai’nin bir başka rivayetinde (Esma) şöyle demiştir: Resulullah’a (birisini) göndererek: “Ne yapayım?” diye sordurdum. Bana: “Yıkan, (kan gelen kısma) sargı bağla, sonra da ihrama gir” haberini gönderdi.)

Kaynak: Muvatta, Hacc 1, (1, 322); Nesai, Hacc 26,(5, 127)


Hadis No : 1243
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: İbnu Ömer (ra)’den yapılan bir rivayete göre, hacc veya umre için ihrama giren hayızlı kadın hakkında, “Kadın dilerse umre veya haccı için ihrama girer, ancak Beytullah’ı tavaf edemez, Safa ile Merve arasındaki sa’yi de yapamaz. Bunlar dışındaki bütün menasike insanlarla birlikte katılır. Temizleninceye kadar mescide yakın olamaz.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 45


Hadis No : 1244
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nifaslı ve hayızlı kadınlar mikata gelince guslederek ihrama girerler ve Beytullah’a olan tavaf hariç bütün menasiki ifa ederler.”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 10, (1744); Tirmizi,Hacc 100, (945)


Hadis No : 1245
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Beş hayvan vardır, bunların öldürülmesi ihramlıya günah değildir: Karga, çaylak, akrep, fare, kelb-i akur.” (Bir rivayette şöyle denmiştir: “Bunları, Harem’de ve ihramda iken öldürene günah yoktur.” Ebu Davud ve Tirmizi’nin, Ebu Saidi’l-Hudri’den kaydettikleri bir rivayette: “Adi yırtıcılar” da denmiştir. Bundan maksad insana saldırıp yaralayandır.)

Kaynak: Buhari, Cezau’s-Sayd 7; Müslim, Hacc 72, (1199); Muvatta, Hacc 88,(1, 356); Ebu Davud, Menasik 40, (1846); Nesai, Hacc 82-84, 86-88, (5, 187-190),3


Hadis No : 1246
Ravi: Alkame İbnu Ebi Alkame
Tanım: Alkame İbnu Ebi Alkame, annesinden rivayet etmiştir ki: “Annesi, Hz. Aişe (ra)’yi ihramlı iken bedenini kaşıyan kimse hakkında soru sorulunca dinlemiştir. Hz. Aişe şu cevabı verir: “Evet, kaşınsın ve şiddetle kaşısın.” Sonra Hz. Aişe ilave eder: “Ellerimi bağlasalar, (kaşınmak için ayaklarımdan başka bir imkanım olmasa) ayaklarımla kaşınırım.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 93, (1, 358)


Hadis No : 1247
Ravi: Esma Bintu Ebi Bekr
Tanım: Hacc yapmak üzere Hz. Peygamber (sav)’le birlikte çıktık. Arc nam mevkiye kadar geldik. Orada Resulullah (sav) konakladı, biz de konakladık. Hz. Aişe (ra) Resulullah (sav)’ın yanına oturdu. Ben de babam Ebu Bekir’in yanına oturdum. Resulullah’ın binek devesi ile, Hz.Ebu Bekir’in binek develeri tekdi ve o da Ebu Bekir’e ait bir köle ile birlikte (yolda) idi. Ebu Bekir (ra) oturup, kölenin gelmesini beklemeye başladı. Köle geldi ama beraberinde deve yoktu. Hz.Ebu Bekir (ra): “Deven nerde?” diye sordu. Köle: “Sabahleyin onu kaybettim!” dedi. Ebu Bekir (ra): “Tek bir deveyi kayıp mı ettin!” deyip köleye vurmaya başladı. Resulullah bu sırada gülüyor ve şöyle diyordu: “Şu ihramlıya bakın neler de yapıyor!” (İbnu Ebi Rizme der ki: Resulullah: “Şu ihramlıya bakın neler de yapıyor?” deyip gülüyor, (başka bir şey söylemiyordu).”

Kaynak: Ebu Davud, Menasik 30, (1818); İbnu Mace, Menasik 21, (2933)


Hadis No : 1248
Ravi: Rebia İbnu Abdillah
Tanım: Hz. Ömer (ra)’i ihramlı iken (Mekke ile Medine arasındaki Sükya köyünde) devesinin kurtlarını alıp toprağa atarken gördüm.

Kaynak: Muvatta, Hac 92, (1, 357)


Hadis No : 1249
Ravi: Nafi’
Tanım: İbnu Ömer (ra), ihramlının, devesinden pire veya güve gibi haşereleri temizlemesini mekruh addederdi.

Kaynak: Muvatta, Hacc 95, (1, 358)


Kütüb-i Sitte Hadis arşivi için tıklayın!

Okumaya Devam Et

Trending

Copyright © 2021 - İslam.net.tr - İslam Arşivi - İslami Site